• BIST 98.455
  • Altın 219,680
  • Dolar 5,3279
  • Euro 6,0542
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 2 °C

Şampiyon yüzücü başarısının sırrını açıkladı!

Şampiyon yüzücü başarısının sırrını açıkladı!
Gençler kategorisinde Dünya Paletli Yüzme Şampiyonu Ayşe Ceren Yeşilbaş, spor ile eğitim hayatını bir arada götürdüğünü belirterek, yaşıtlarına sporu bırakmamaları tavsiyesinde bulundu.

Ayşe Ceren, 5 yaşındayken cimnastikle başladığı sporda voleybol, hentbol, tenis ve bale ile uğraştı. 10 yaşında paletli yüzme ile tanışan Ayşe Ceren, 2017'de Rusya'da yapılan Dünya Gençler Paletli Yüzme Şampiyonası'nda 1500 metrede altın madalya kazandı.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Geliştirme Vakfı Spor Kulübü sporcusu olan Ayşe Ceren Yeşilbaş, aynı zamanda İTÜ'de peyzaj mimarlığı 2. sınıfta eğitimini sürdürüyor.

Spor ve eğitim hayatını aynı anda götürdüğünü aktaran Ayşe Ceren, "Haftada 6 havuz antrenmanı yapıyorum. Saat 04.00'te kalkıyorum. Kahvaltımı yaptıktan sonra en geç 05.20'de evden çıkıyorum. Saat 05.45 gibi havuza geliyorum. Ardından 2 saatlik antrenmanım oluyor. Antrenman yaptığım Ayazağa'dan okulumun olduğu Taksim'e gidiyorum. Okulum 17.30'da bitiyor. Akşam da fitness yapıyorum. Saat 21.30-22.00 gibi yatıyorum. Hayatım antrenman ve okul arasında geçiyor." diye konuştu.

"Dünya şampiyonu olduğum sene İTÜ'yü kazandım"

"Çevremde çok fazla veli ve sporcu öğrenci var. Çoğu, 'Bu sene sınav senem. Sporu bırakıyorum.' diyor. Spor böyle bir şey değil. Benim için bir yaşam tarzı. YGS ve LYS'ye hazırlanırken bana herkes, 'Ceren saçmalama, yapamazsın. Üniversiteyi kazanamazsın. Hiçbir yeri kazanamazsın. Bir sene daha çalışmak zorunda kalacaksın.' diyordu. Bir şeyi gerçekten aklınıza koyduysanız ve onun uğruna çalışıp emek veriyorsanız, başarabilirsiniz. Gün 24 saat olduğu için birtakım şeylerden fedakarlık yapıyorum. Kendime, arkadaşlarıma bazen de aileme daha az vakit ayırıyorum. Ben, dünya şampiyonu olduğum sene İTÜ'yü kazandım. Herkese sporu bırakmamalarını söylüyorum."

Spor sayesinde hayatının düzene girdiğini anlatan Ayşe Ceren, "İki sene öncesinde bir sakatlık geçirdim. Bu sürede yüzemedim. O dönemde derslerim, psikolojim, günlük hayatta yaptığım her şey tepetaklak aşağı gitti. Belki de spor olmasa İTÜ'yü kazanamayacaktım." ifadelerini kullandı.

"Sakatlıklar, sınavlar beni yıldıramaz"

Ayşe Ceren Yeşilbaş, sıkıntılı süreçlerde, "Sakatlıklar, sınavlar beni yıldıramaz." diyerek kendi kendisini motive ettiğini söyledi.

Ailesinin kendisine her konuda destek olduğunu vurgulayan 18 yaşındaki milli yüzücü, "Ailem her konuda beni çok destekledi. Antrenörüm hem antrenman programımı yazıyor hem de psikolojik olarak destek oluyor. Her zaman kendi kendime, 'Sen ne zor zamanlar ve sakatlıklar atlattın.' diyorum. Stres kırığı, tendon iltihabı, ayakta ödem, bel fıtığı gibi birçok sakatlık atlattım. Her seferinde, 'İnsanlar hayatta nelerle uğraşıyor. Sakatlıklar, sınavlar beni yıldıramaz.' dedim. Bu işi seviyorum. Bana ne zaman bırakacağımı soruyorlar. Bu işi yaparken mutluyum. Neden mutlu olduğum bir şeyden vazgeçeyim." şeklinde görüş belirtti.

"Kullandığımız paletler çok ağır"

Ayşe Ceren, paletli yüzmede kullandıkları ekipmanların çok ağır olduğunu dile getirdi.

Uzun süre ayaklarında kalan paletin yaklaşık 5 kilogram olduğunu aktaran Ayşe Ceren, "Paletli yüzme dendiği zaman herkes, yazlıkta kullanılan paletleri zannediyor. Aslında kullandığımız paletler çok ağır. Herkesin kullanamayacağı paletler. Zor bir ekipman ama zaman geçtikçe alışıyorsunuz. Herkesin bildiği paletlerden farklı. Çok daha ağır, sıkı ve ayak ağrısı yapıyor. Belirli mesafe ayağınızda tutabiliyorsunuz." şeklinde konuştu.

Gelecek senenin antrenman programını şimdiden belirlediklerini anlatan genç sporcu, "2019 senesinin sonuna kadar tüm antrenman programımız belli. O program çerçevesinde ilerliyoruz. Bazı dönemlerde dinlenip, bazı dönemlerde yükleniyoruz. Sezon yaklaşırken yüklenme dönemi oluyor. Yarış yaklaşırken hafif hafif yavaşlıyoruz. Kendimizi biraz geri çekiyoruz ki daha kuvvetli ilerleyebilelim." değerlendirmesinde bulundu.

"Anlatması çok güç bir his"

Ayşe Ceren Yeşilbaş, dünya şampiyonluğu elde ettiği yarışla ilgili olarak, birincilik anını anlatmasının çok güç olduğunu dile getirdi.

Ayşe Ceren, Rusya'da düzenlenen organizasyonda final yarışına heyecanlı bir şekilde çıktığını anlattı.

"Anlatması çok güç bir his. Hayatta yaşadığınız en güzel an. Bazı şeyler tarif etmem için yeterli olmuyor. Uzun mesafe yarışıyorum. Bir anda atlayıp hemen bitirme şansım yok. Kısa mesafe küçük anlarda derecelerin değiştiği bir yarış. Benimki öyle değil. Uzun mesafe, hız ve konsantrasyon gerektiriyor. Dünya şampiyonu olduğum yarışa inanılmaz bir heyecanla çıktım. Final olduğu için yarışı beklediğimiz bölüme dumanlar arasından geçerek geldik. Herkes çok heyecanlıydı. Ardından düdük çaldı ve depara çıktım. O anda etraftaki tüm ses gitti. Önümde kazanmam gereken bir yarış vardı. İlk 200-300 metreyi önde götürdüm ama sonrasında geçildim. Kendi kendime sabretmem gerektiğimi söyledim. Sakin ve çalıştığım şekilde ilerledim. Son 300 metrede kendi kendime, 'Ceren şimdi tam sırası. Bayrağımızı göndere çekeceksin. Yapabilirsin.' dedim. Ondan sonrası kopuyor. Neler hissettiğimi tarif edemiyorum. Rakibimi geçtiğimde inanılmaz bir mutluluktu. Duvara değdiğimde tanımadığım insanlar bile bağırıyordu."

Şampiyon olduktan sonra ağladığını aktaran Ayşe Ceren, "Yüzerken etrafımı kolluyorum. Kimi geçtiğimi, nerede olduğumu biliyordum. Diskalifiye olduysanız veya bir hata yaptıysanız, yarış sonunda açıklanıyor. 'Ya diskalifiye olduysam.' diye sevinmeden bekledim. Sonuçların resmileştiğini belirten anonsu duydum. Tribün ayaktaydı. Çok ağladım. Madalya töreninde de kendimi tutamadım. Tüm duyguları çok yoğun yaşadım." ifadelerini kullandı.

"Peyzaj mimarlığı bambaşka bir dünyaymış"

Milli yüzücü, eğitimini aldığı peyzaj mimarlığının çok keyifli olduğunu anlattı.

Çocukluğundan beri mimar olmayı istediğini belirten Ayşe Ceren, "Çocukluğumdan beri birçok şeyi bir arada yaptım. Hem sınavlara hazırlandım hem antrenman yaptım. Bazen birkaç sporu bir arada yaptım. Peyzaj mimarlığı özellikle istediğim bir şey değildi. Aslında mimarlık istiyordum ama peyzaj mimarlığı bambaşka bir dünyaymış. Çok keyifli. 18 yaşımda üniversite 2. sınıftayım. Belki üniversite bittikten sonra başka bir bölüm okuyabilirim veya yüksek lisans yapabilirim. Hayat beni nereye yönlendirirse oraya gideceğim." açıklamasını yaptı.

Sponsor konusunda sıkıntı yaşadıklarını bildiren Ayşe Ceren, "Sporun tanınmaması sebebiyle sponsorluk konusunda sıkıntı çekiyoruz. Benim henüz bir sponsorum yok. Şu anda Türkiye'de bu branşta dünya çapında madalya alan 3 sporcuyuz. Yavaş yavaş sesimizi duyurmaya çalışıyoruz ama üçümüzün de herhangi bir sponsoru yok. Bu spora ilgi çok fazla değil. Bir şekilde sesimizi duyurmak ve bu branşı Türkiye'ye tanıtmak için elimizden geleni yapıyoruz." diyerek sözlerini tamamladı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete Spor | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim